İSMİ AYŞE OLAN ADAM « Manşet Mersin | Mersin Haber Sitesi

SON DAKİKA

İSMİ AYŞE OLAN ADAM

Bu haber 29 Haziran 2020 - 13:28 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

Şair ve yazar Shel Silverstein’in “ A Boy Named Sue” adlı kısa hikaesinden çeviri ve uyarlamadır.

Babam bizi terk ettiğinde henüz 3 yaşındaydım ve annemle bana pek de bişey bırakmamıştı. Yalnızca duvarda asıl duran şu bağlama ve mutfaktaki boş rakı şişeleri. Hepsi bu. Şartlar öyle gerektiriyormuş. Suçlayamıyorum bile. Gitmeden önce yaptığı aklımda kalan tek şey adımı “Ayşe” koyması olmuş.

O yıllarda bunun babam tarafından yapılan kötü bir şaka olduğunu düşünüyordum. İsmimi duyan herkes kıkırdıyor ve dalga geçiyordu. Belli ki tüm hayatım boyunca bununla mücadele edecektim. Sırf bu yüzden çok kişinin kafasını kırdım çocukken. İsmi “Ayşe” olan bir delikanlı için hayat hiç de kolay değildi.

Yaşam şartları üzerimden silindir gibi geçerken bir yandan da büyüyor, olgunlaşıyordum. Hem utancımı gizlemek hem de geçimimi sağlamak için türlü türlü işlerden para kazanıyor, köy köy, şehir şehir dolaşıyordum. Yaşam şartlarının canıma tak ettiği bir gece; gökteki ay ve yıldızlar üzerine yemin ettim; bir delikanlıya “Ayşe” ismini veren babam olacak o adamdan bunun hesabını soracaktım.
Yıllar önce, Temmuz ayının ortalarıydı, yazları Antalya’da otellerde çalışıp para kazınıyordum. İşlerim güzel, gayet iyi para kazanıyordum . Bir akşam iş çıkışı yorgun argın kaldığım otel odasına doğru yürürken adeta şeytan dürttü. Bir bara girip buz gibi bir bira içmek istedim. Sıcaktan boğazım kurumuştu ve ter içindeydim. Hemen önümdeki masada oturan adam hafifçe kafasını çevirince anladım ki o, oğluna “Ayşe” ismini veren, babam olacak pislikti. Tesadüfe bak!

Annemin gösterdiği bir resimden ve yüzündeki yara izinden anlamıştım kim olduğunu. Yıllar önce bizi terk edip giden vefalı! Babam orada öylece duruyordu. Saçları kırlaşmış ve biraz yaşlanmış görünüyordu. O beni fark etmedi bile. Yanına gittim. Gözlerinin için baktım ve o’na şöyle söyledim: “Merhaba ben Ayşe, nasılsınız?” cevap vermesine bile fırsat vermeden ekledim “Şimdi seni geberteceğim”
Gözünün üzerine öldüresiye bir yumruk attım ve yere düşürdüm. Yerden kalkıp, hiç beklemediğim anda cebinden çıkardığı bıçakla bana saldırdı. Bıçak kulağıma isabet etti, çok fazla kan kaybediyordum. Kendimi savunmak için sandalyeyi alıp kafasında parçaladım. Kimse ayıramıyordu bizi. Polis yok mu diye bağırıyorlardı. Boğuşurken kendimizi sokağın ortasında çamurun içinde bulduk. Ya o ölecekti ya da ben.

Şunu söylemeliyim ki hatırlayamadığım kadar çok defa kavgalara karıştım. Dövdüğüm de oldu dayak yediğim de ama bu adam bir katır gücüyle tekmeliyor ve bir köpek gibi de ısırıyordu. Bir yandan da küfür ediyordu. Daha fazla dayanamadım elindeki bıçağı kaptım, tam kalbine saplayacağım anda bu sefer silahını çekti. Dur dedi, gülüyordu !
Konuşmaya başladı; “oğlum, hayat bize yeteri kadar cömert davranmadı. Zor bir hayat sunuldu önümüzde. Eğer böyle bir hayatta başarılı olmak istiyorsan öncelikle güçlü olman gerekiyordu. İşin acı tarafı şu ki böyle bir hayatta sana babalık yapabilecek bir adam değildim ben. İmkanlarım kısıtlıydı ve alkoliğin biriydim. Her zaman yanında olamayacaktım, bu yüzden sana “Ayşe” ismini verdim ve sizi terk ettim. Tek yapabildiğim buydu. hayatta iki şansın olacaktı, ya kaybedecektin ya da kazanacaktın. İşte sana verdiğim bu isim seni daha çocukluğundan itibaren güçlü ve kavgacı biri yapacaktı. Bu risk denemeye değerdi.
Elindeki silahı yere attı ve devam etti, Benden nefret ettiğini biliyorum. Çünkü sana “Ayşe” ismini veren vicdansız benim. Buna hakkın da var. Eğer şimdi beni öldürürsen seni suçlayamam bile. Ama bunu yapmadan önce güçlü kasların, inatçı ruhun ve kararlı duruşun için bana bir teşekkür borçlusun.
O sırada birkaç saniye bakıştık. Tüm hayatım, kavgalarım, çıkardığım dersler gözümün önünden film şeridi gibi geçiyordu. Bıçağımı yere bıraktım. Ağzımdaki kanı tükürdüm ve O’na “baba” dedim. O’da bana “oğlum” dedi. Tüm hayatım boyunca hayal bile edemeyeceğim bir konumdaydım şu an. Kafamda çok farklı bir bakış açısı canlandı hayata karşı. Kim bilir belki yediğim yumruklar, belki de yaşadığım şok buna neden olmuştu. Size tuhaf gelecek ama hoşuma gitmişti babamla geçen kısa sohbet. Birilerinin bana “oğlum” demesine, benim birilerine “baba” demeye o kadar ihtiyacım varmış ki…

Hayattaki her adımımda bu olay gelir aklıma, bana savaşma ve direnme gücü verir. Ve eğer bir gün benim de bir oğlum olursa o’na asla ve asla bir kız ismi vermeyeceğim. Ne bileyim, Ahmet, Mehmet ya da başka bir şey bulurum eminim. “Ayşe” isminden hala nefret ediyorum ! ! !

(Çeviri- Uyarlama, Alper ŞAHİNOĞLU)

Av. Alper Şahinoğlu
Alper Şahinoğlualpersahinoglu@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mersin web tasarım