KEFEN PARASINI HARCADIK…SABIR VE DUA İLE YOLA DEVAM… « Manşet Mersin | Mersin Haber Sitesi

SON DAKİKA
Mersin Büyükşehir BelediyesiMersin Büyükşehir Belediyesi mbbu

AKDENİZ’DE TEDAVİ MERKEZİ ÇALIŞMALARINA BAŞLANDI

3. SAYFA, GENEL, SİYASET, YEREL HABERLER

KEFEN PARASINI HARCADIK…SABIR VE DUA İLE YOLA DEVAM…

Bu haber 27 Mart 2020 - 12:12 'de eklendi ve 238 kez görüntülendi.

İlk Corona Virüs vakası ülkemizde 10 Mart’ta duyuruldu. Özellikle “duyuruldu” diyorum çünkü toplum genelinde ve özellikle de sağlık çalışanlarındaki ortak kanı Ocak ayı başından itibaren virüsün ülkemizde olduğu yönünde. Muhtemelen bu duyurudan önce virüsle yaşamaya başlamıştık. Doktorlar da, Ocak ayında karşılaştıkları vakaları; tanımlanamayan bir hastalık ya da Suriyeli’ler ile gelen bir virüs şeklinde özetliyorlardı.
Hep söylendiği gibi ülkemiz kıtaları birleştiren bir köprü konumunda, binlerce yıldır var olan ticaret yollarının kesişim noktasında. Hal böyle iken tüm dünyada hastalık yayılırken Türkiye’ye virüsün 10 Mart’ta geldiğine inanmak, daha önce ülkemizde enfekte olan veya taşıyıcı olan kimsenin bulunmadığına inanmak saflık olur.
Bu krizde de bir Ortadoğu ülkesi olduğumuz gerçeği yine yüzümüze çarpıyor. Geciken müdahale, hesap verme ahlakının olmayışı, eleştiriye kapalılık ve hatta yalan. “Şarkta yalan ayıp değildir” diyordu Falih Rıfkı Atay, Ortadoğu batağını anlatırken. Salgın krizinin başından itibaren yapılan hatalar; yapılacak olan yanlışların habercisi adeta. “Herkes kendi OHAL’ini ilan etsin” ne demek biliyor musunuz? “herkes başının çaresine baksın”, “elimizden bir şey gelmiyor”, “kaynakları tükettik”, “kaderinizle baş başasınız” demek.
Pek çok ülkenin devlet başkanları çıkıp moral verici ve bilgilendirici açıklama yaparken, “korkmayın, arkanızda devlet var, biz varız” diyen bir devlet yetkilimiz yok. Cumhurbaşkanı’nın birkaç gün önce, devlet ciddiyetinden uzak, bilgi vermeyen ve sıradan bir youtuber edasıyla çekilmiş video kaydı yayınlandı, hepsi bu.
İşin tuhaf yanı da, halkımızın bir kısmının Sağlık Bakanı’nın attığı Twitter mesajları ve kısa açıklamalar ile yetinip krizin çok iyi yönetildiğini düşünüyor olması. Kriz iyi yönetilemiyor sevgili okuyucu. Krizi yönetmek sabır ve dua ile olmaz sadece, bilime, bilim adamına ve ekonomik güce ihtiyaç var. Güzel ülkemde 302 tane Fen Lisesi’ne karşılık, 3394 İmam Hatip Lisesi var. İki liseyi karşılaştırmak değil amacım, ülkenin geleceğine yatırım yapmak yerine bir sonraki seçimlere yatırım yapanları gösteriyor bu rakamlar. Her iki lisede okuyan kardeşlerime saygım sonsuz.
Salgın krizi neden yönetilemiyor? Devamı aşağıda.
Hatırlarsınız, 2019 yılında yapılan yerel seçimlerde İstanbul seçimlerinin şaibeli şekilde tekrarlanmasına karar verildi. Seçim sonuçları şaibeli değildi ama sonuçların tekrarlanması şaibeliydi. Türkiye tekrar seçime giderken, ekonominin sorunsuz görünmesi gerekiyordu. Hükümet ne yaptı biliyor musunuz? 19 Temmuz 2019’da yangından mal kaçırır gibi bir torba yasa çıkardı. 7186 sayılı yasayla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın temel görev ve yetkilerinde de değişiklik yapıldı.
Merkez Bankası’nın olağanüstü durumlarda kullanılmak üzere rezervde tuttuğu, bütçeden ayrılan bir ihtiyat parası vardır. Bu para kriz, afet, savaş zamanları gibi şartlarda yani zorunlu hallerde kullanılır. “Kara Gün Akçesi” denilen bu para seçim yatırımı için kullanıldı. Bu paranın akıbetini bilen yok. O dönemde ekonomistler, bu paranın harcanmasını, “kefen parasını harcamak” olarak değerlendirmişlerdi ve tarihte bunun bir örneğinin olmadığını belirtmişlerdi.
“Evden çıkma”, “evde kal” demek kolay. O eve kim ekmek götürecek, insanların faturalarını kim ödeyecek? İşten çıkartıldakları takdirde bir güvenceleri var mı insanların? Gündelik kazancıyla geçimini sağlayan milyonlarca insan var ülkemizde. Bu insanlara ne olacak?
Hayat eve sığar! Böyle diyor Sayın Sağlık Bakanı. Elbette sığar. Peki mezara da sığar mı? Akıllardaki asıl soru bu. Evde, kendi olağanüstü halimizi de ilan edebiliriz sayın bakanın dediği gibi. Peki kredileri ve faturaları ödemek için evde para mı basacağız sayın bakan?
Konut kredi faizlerini ve uçak biletlerindeki kdv oranını düşürerek; virüs salgını ile mücadele eden tek ülke olarak tarihe geçtik bile. Maalesef hükümetin elinden gelen bu. Para yok! Yukarıda bahsettim. İhtiyat Akçesi çoktan harcandı bitti. Ülkemizde bunun hesabını sormak mümkün değil.
Diğer yandan, vatandaş olarak bilgilendirilme hakkımız da yok sayılıyor. İnsanlar ölüyor. Yapılan tek açıklama, zaten yaşlı oldukları yönünde. Hastaların bulundukları şehir, uygulanan tedavi sır gibi gizleniyor. Önümüzde sadece rakamlar var.
Madem bizi kaderimizle baş başa bıraktınız. Madem kendi OHAL’imizi ilan edeceğiz; en azından açıklamalar daha açık seçik olsun. Vatandaş artık istatistik uzmanı oldu. Açıklama yapılacak diye insanları saat 19:00’da televizyonun karşısına dikip defalarca Cumhurbaşkanı’na ve Maliye Bakanı’na teşekkür ettiniz Sayın Sağlık Bakanı. Açıklamanızın içeriği bundan ibaret!
Sayın Bakan’ın iyi niyetli ve işinin ehli birisi olduğunu düşünüyorum. Kanlanmış gözlerinde çaresizliği görüyoruz her gece. Özel hastahane zincirini nasıl kurduğunu sorgulayacak değilim ama iş liyakata gelince şundan eminim; iki damattan birisinin Maliye Bakanı diğerinin neredeyse tüm savunma ihalelerini alan bir firmanın sahibi olduğu bir ülkede Sağlık Bakanı’nın liyakatı da bu saatten sonra sorgulanmaya açıktır.
Sadece yüz binlerce ölümlerden bahsetmiyorum. Uygulanan başarısız politakalar ulusal bütünlüğümüzü tehlikeye atar. Uluslararası yardım talebinden, sokağa çıkma yasağına kadar ne gerekiyorsa değerlendirilmeli ve bir an önce gereken yapılmalıdır. Halk kandırılmamalı, olanlar ve olacaklar, olduğu gibi dürüstçe açıklanmalıdır.
Bu yazı hazırlanırken Kanal İstanbul Projesi için ihale süreci başlamak üzereydi. Tüm dünya salgınla mücadele ederken bu yapılacak iş mi?
Umuyorum ki yanılırım. Sabır ve dua ile bu süreci atlatır. Biraz olsun ders almışsak, önümüzdeki zamanda da ihtiyat akçesini yeni fen liseleri, üniversiteler, bilim merkezleri açmak için kullanırız.

Alper Şahinoğlualpersahinoglu@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mersin web tasarım
mersin web tasarım

beyaz tesettür elbise