“RAMAZAN VE KUR’AN” « Manşet Mersin | Mersin Haber Sitesi

SON DAKİKA
Mersin Büyükşehir Belediyesi

KÜTÜPHANEYE ŞEHİDİN ADI VERİLDİ

KÜLTÜR SANAT, YEREL HABERLER

“RAMAZAN VE KUR’AN”

Bu haber 30 Nisan 2021 - 0:54 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Huzurun kaynağı inançtır. İnanmadan mutlu olmak mümkün değildir. Öyle ise huzur ve saadeti bulabilmemiz için inanmak ve inancımızın gereğini olarak yaşamamız lazımdır. Allahın evi olan şu kalplerimize bir inelim,kalplerimiz ne durumda?.. Anlamaya çalışalım. Göreceğiz ki yalan, dolan kin nefret, öfke, dünya sevgisi, para ve mevki kazanma hırsı kalplerimizi esir almış durumda.

Kalplerimizi düzeltmedikçe, ıslah etmedikçe davranışlarımızı düzeltemeyiz. Kalplerin ıslahı ise Kur’an ile olur. Efendiler efendisi bir mübarek sözlerinde “Kur’an kendisiyle buluştuğu her şeyi yüceltir “buyuruyor
Kur’an Ramazan ayında indiği için bu ay on bir ayın sultanı olmuştur.

Kur’an Kadir gecesinde indiği için Kadir gecesi bin aydan daha hayırlı bir gece olmuştur. Ümmeti Muhammede indiği için bu ümmet en hayırlı ümmet diye taltif edilmiştir. Kur’an Hz Muhammed (sav) e indiği için Allah resulü tüm insanların efendisi ve peygamberin en faziletlisi olmuştur. Cebrail as Kur’an-ı getirdiği için de meleklerin efendisi olmuştur. Dikkat edilirse kuran kendisiyle buluştuğu her şeyi yüceltiyor. Zirveye taşıyor.

Peygamberimiz(sav): “Kendinden başka ilah olmayan Allaha yemin ederim ki; “Kur’an bir insanın kalbinde yer eder ve insanlar onunla amel ederlerse insanların en hayırlısı olurlar ” buyuruyor Bizler bugün hatimler okuyoruz.

Mukabeleler dinliyoruz.Binlerce hafızlar kurralar yetişiyor ve Kur’an okuyorsa gönül coğrafyamızdaki kan, gözyaşı, fakirlik, fitne, savaş, mazlumlara yapılan bunca zulme duyarsızlık neyin nesi?…

Beyler kendimizi aldatmayalım. İslam dünyası beş asırdır Kur’an okumuyor. Okuduğu kitabı anlamıyor, anladığı kitapla amel etmyor.
Bugün alemi İslam Hz. Muhammed ve onun getirdiği Kur’ana hasret. Ama insanlık kaçıyor ondan, kaçtıkça ayrı ayrı ilahi ikaz tokatlarıyla sarsılıyoruz ama yinede kendimize gelemiyoruz tıpkı bugünlerde hayatımızı altüst eden korana belası gibi…

Hükümlerini ayaklar altına aldığınız bir kitabı sadece okumakla sevap kazanamazsınız. İslam, Kuran hem iman hem de amel etmeyi gerektirir. Bu gün ne acı ki, İslam dünyası Kuranı anlamamaktan ve okuyamamaktan hiç rahatsızlık duymuyorsa Allah böyle bir topluma nasıl huzur verecek. Rabbimiz Şura Suresi 30 Ayette: Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder buyruluyor.

On dört asır öncesinin en önemli olayı nedir sorusuna verilecek cevap Hz Muhammed’in Peygamber olarak gönderilmesi ve Kuranın Kerimin yeryüzüne indirilmesidir.

Saddet asrının insanları tüm değişimlerini onurlu kimliklerini izzetli yaşamlarını, nasıl ilahi vahye Kur’an’a bağlılıklarından aldılarsa, sonraki dönemlerdeki görülen yozlaşma ve gerilemenin sebebi de ilahi vahiyden uzaklaşmakdandır.

Kuran okuyor ibret ve öğüt almıyoruz,gönülleri temizleyen şifasından mahrumuz.iman nuruna kavuşturan hidayet ve Rahmetinden uzağız. Gösterdiği yoldan yürümeden, zararlıdır dediğinden kaçınmadan sayfalarına bakmakla kurtulacağımızı zannediyoruz.

Alemlerin efendisi bir hadisi şerifinde: İnsanlar dinar ve dirhem peşine dünyalık düşer onu Allah için harcamaya kıyamazsa faizli alışverişi normal hale gelirse cihat terk edilirse Allah onlara öyle bir zillet veriri ki kendi dinlerinin kurallarına dönmedikçe Allah o zilleti onların üzerinden kaldırmaz.

Özümüze Dinimize dönmeliyiz yoksa ayaklar altında sürünmeye ezilmeye devam ederiz. Madem ki Ramazan ayı kuran ayı gelin inancımızın temel kaynağı olan kitabımız Kuranı Kerimle olan ilişkimizi yeniden gözden geçirelim.Kuran ile aramıza konan engelleri kaldırmaya gayret edelim.

Rahmetten uzaklaşan doluya yakalanır iflah olmaz, ayaklar altına düşer, zelil olur işte size bir misal ile sözümüzü tamamlayalım ibret alan çok şey anlatıyor…

Almanya’da RAMAZAN-I ŞERİF ayında bir fabrikada çalışan Türk işçilerini papazın birisi evine iftar yemeğine davet eder. İftar saatinde papazın evine misafir olurlar…

Papaz efendi elinde bir KUR-ANI KERİM olduğu halde işçilerin yanına gelir ve onlara: “Ben KUR-AN okunurken dinlemekten büyük zevk alırım, biriniz okusa da ben mutfakta uğraşırken bir yandan da KUR-AN dinlesem der. KUR-ANI KERİM’i masanın üzerine bırakıp mutfağa geçer.

Bu arada odada sanki buz gibi bir hava esmektedir. Herkes bir ümit diğerinin gözünün içine bakar, ama nafile…. Kimse KUR-AN okumayı bilmemektedir. İçlerinden birisi”yahu içinizde FATİHA okumasını bilen yok mu açsın Kur’an-ı Fatiha’yı okusun papaz nerden anlayacak ki..”der.

Bir tanesi “ver ben fatihayı biliyorum.” der ve rastgele bir sahife açıp başlar FATİHA okumaya.
Bu esnada papaz odaya gelmiştir. Bakar KUR-AN okunuyor, fakat ortada bir sayfa ve hemen müdahale eder. “Bir dakika sen KUR-AN okumuyorsun. çünkü okumakta olduğun sure FATİHA’dır ve o da KUR-AN da baştadır.” der ve devam eder…

“Aslında ben sizleri buraya denemek için çağırdım. Nasıl oldu da altı asır adaletle dünyaya hükmeden OSMANLI’nın torunları bu gün bize hizmet eder hale geldiler diyerek merak ediyordum.

Sizler benim sorumun cevabı oldunuz…

Sizin ecdadınız OSMANLI dinine sımsıkı bağlı olduğu için dünyaya hükmetti, sizler ise; KUR-AN dan uzaklaştınız ve bu gün batıya hizmet eder hale geldiniz” der. Allah Cümlemize Kurani bir hayat nasip etsin.

Ramazanınız Mübarek Olsun…

Ahmet GÖRGÜLÜ
Ahmet Görgülüahmet@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mersin web tasarım
https://www.mansetmersin.com/wp-content/uploads/2021/04/250x300-scaled.jpg