TARİHİ UNUTMAMAK: HALEP VE MERSİN İLİŞKİSİ « Manşet Mersin | Mersin Haber Sitesi

SON DAKİKA
Mersin Büyükşehir BelediyesiMersin Büyükşehir Belediyesi mbbu

MERSİN’DE 36 MAHALLE YABANCI İKAMETİNE KAPATILDI

3. SAYFA, DÜNYA, GENEL, GÜNDEM, YEREL HABERLER

TARİHİ UNUTMAMAK: HALEP VE MERSİN İLİŞKİSİ

Bu haber 23 Şubat 2022 - 21:44 'de eklendi ve 563 kez görüntülendi.

Son günlerde, önce Mersin’i sonra da ülke gündemini kısmen de olsa meşgul eden ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kadar taşınan, Mersin ve Halep ilişkisini konu eden bir tartışma yaşamaktayız. Mersin tarihi konu olunca, üzerinde uzun yıllardır mesai sarf eden ve başta Osmanlı Belgeleri olmak üzere Mersin ile ilgili çeşitli konularda on binlerce arşiv belgesine sahip biri olarak görüşlerimi belirtmek gereğini duyuyorum.

İsterseniz konuyu yeniden hatırlayalım; Mersin’de bulunan Suriyelilerin hafızlık icazet törenine davet edilen Mersin Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erdal Baykan, törende yaptığı konuşmadan bir kaç cümleyi sosyal medyada paylaştı. Söz konusu cümleleri aynen buraya alıntılıyorum: “Suriyeli kardeşlerimizin Hafızlık İcazet Töreni’ne katıldık. Halep’in Şam’ın yurdumuz olduğunu, Mersinimizin Halep’in Nahiyesi olduğunu, bugün burada misafir değil ev sahibi oldukları söyledik.Her şey aslına döner”.

İşte bu cümleler üzerinden Prof. Dr. Erdal Baykan’a yoğun tepkiler gelmeye başladı. CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen’in sosyal medya üzerinden başlattığı tartışmaya, kısa sürede başka kişilerde katıldı, konu, vatana ihanet ve ülke topraklarını başkalarına peşkeş çekme olarak kamuoyuna sunulmaya başladı. Prof. Dr. Erdal Baykan’ı tanıyan tanımayan, hayatında yazdıklarından tek bir cümle dahi okumamış olan pek çok kişi, eksik tarihi bilgilerle ve araştırma ihtiyacı duymadan tartışmaya müdahil oldular.

Prof. Dr. Erdal Baykan’ın söylediği cümleler içinde bizi ilgilendiren öncelikli konu, Mersin’in Halep’in Nahiyesi olduğu ile ilgili bölümdür. Mersin’in Halep’in Nahiyesi olduğu hususu, tarihî bir tespit olarak sunulduğu halde, cümlenin başında geçen “Halep ve Şam’ın bizim yurdumuz olduğunu söyledik” ifadelerinden soyutlanarak kullanılması, tartışmaların başlamasına neden olmuştur. Öte yandan Prof. Dr.Erdal Baykan’ın sözlerinin yanlış anlaşıldığını düşünerek ve kaynak vererek kullandığı ifadelerle ne kastettiğini açıklamasına rağmen konunun gündemden düşmemesi ve hatta TBMM’ne taşınması, olayın hiç de gözüktüğü gibi milli duygularla hareket edilerek başlatılan bir şey olmadığını ortaya koymaktadır.

Biz burada Halep – Mersin ve Halep – Anadolu ilişkisini tarihi belgelerle sunmaya çalışacağız. Osmanlı Arşiv Belgelerinde 1830’lu yılların ikinci yarısına kadar Mersin ile ilgili belgelerde “Mersin İskelesi” ifadesi ağırlık kazanmakta ve 1836 yılından itibaren “Mersin Karyesi” ifadelerine rastlanmaktadır. Köy statüsünün sona erdiği tarihi kesin olarak bilinmeyen Mersin, 1852 yılında Tarsus Kazası’na bağlı bir nahiye, 1864 yılındaki Vilayet Nizamnamesi ile de Tarsus’tan ayrılarak Gökçeli, Elvanlı ve Kalınlı nahiyelerini içine alan bir kaza merkezi olmuştur. Bu tarihte Mersin Adana Sancağına bağlı ve Adana Sancağı da Halep Vilayeti’ne bağlıdır. Tabiî ki bu tarihte Halep de bir Osmanlı Vilayetidir.

Hicri 1284 (Miladi 1867) yılı Halep Vilayet Salnamesi Giriş ve Kapak Sayfaları1

Türkmen aşiretlerinin 10. – 11. yüzyıldan itibaren mesken tuttuğu Halep ve çevresi, 1516 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mercidabık Seferi’nde Osmanlı topraklarına katılarak eyalet haline gelmiş, Beylerbeyliği’ne ise Karaca Ahmet getirilmiştir. Şükr-i Bitlîsi’ninSelimnâmesi’ndeki; “Çıkdı şevketle Halep’den ol ferîd / Şam’a azmetdirevân ol ehl-i dîd”2 Halep’in fethi üzerine söylenmiştir.

1516 yılından Osmanlı hâkimiyetinden çıktığı 1918 yılına kadar, Halep’e bağlı liva, sancak, kaza, nahiye ve köyler, yapılan idari düzenlemelerle zaman zaman değişiklik göstermiştir.  

Kanunî Sultan Süleyman (1520-1566) devrinde Halep Eyaleti sancakları (liva) şu şekildedir3: Halep,Adana, A’zâz ve Kilis, Birecik, Balis, Humus, Hama, Ma’arra ve Selimiye Livaları. 1740yılında Halep Eyaleti; Halep (Paşa), Ma’arra, Balis, Kilis ve Uzeyir adlı beş sancaktan meydana gelmektedir.

Tanzimat’a kadar uygulanan ve sırasıyla köy (karye), nahiye, kaza, sancak (liva) ve eyalet şeklinde teşkilâtlanmış olan Osmanlı taşra idaresi,7 Kasım 1864 Vilayet Nizamnamesi ile vilayet, sancak, kaza ve karye (köy) biçiminde yeniden düzenlenmiştir. Bazı nahiyeler kazaya, vilayetler sancağa dönüştürülmüş ve yeni vilayetler kurulmuştur. Bu tarihte yapılan düzenlemelerden Adana ve Mersin de etkilenmiştir. Adana, eyalet olmaktan çıkarılarak kendisine bağlı Tarsus, Mersin ve Karaisalı ile birlikte Halep Vilayeti sınırları içerisinde bir sancağa dönüştürülmüştür. Mersin de nahiye statüsünden çıkarılarak kaza olmuştur.4

1864 yılında düzenlenen Teşkil-i Vilayet Nizamnamesi’nden sonra ise Halep Vilayeti’nin toplam 20 kazası, 50 nahiye ve 3261 köyü vardır. Bir başka taksimata göre ise Halep Vilayeti 3 sancak, 23 kaza ve 14 nahiye ile 3521 köyden meydana gelmektedir.5

Konu ile ilgili olarak üzerinde inceleme yaptığımız 1867 yılı Halep Vilayeti Salnamesi’ne göre hangi sancakların ve kazaların Halep’e bağlı olduğunu belirtelim; Urfa, Adana, Deyr-i Zor, Kozan, Maraş, Payas ve Urfa Halep’e bağlı sancaklardır. İdlip, Bab ve Cebul, Cisri Şuur, Harim, Aşairi Urban, Antakya, Kilis, Ayıntap, Cebele, Suruç, Rum Kale,Birecik, Zeytun, Bulanık, Islahiye, Göksun, Hassa, Pazarcık,Elbistan, Kars-ı Zülkadiriye, Osmaniye, Beylanköy, Beylan, Haçin, Andırın, Tarsus, Karaislı ve Mersin, Halep’e bağlı kazalardır.

Salnâme’de 73. sayfa Mersin Kazası ve 74. sayfada Tarsus Kazası yer almaktadır.

Hicri 1284 (Miladi 1867) yılı Halep Salnamesi’nde Mersin Kazası Bölümü6

Daha sonra Adana sancağı 1869 yılında vilayet yapılmış, Kozan ve Payas sancağı ile Konya Vilayeti’nden ayrılan İçel sancağı bu yeni vilayete dâhil edilmiştir.71870 yılında yayınlanan Adana Vilayeti’nin ilk salnamesinde Halep Vilayeti’nden ayrılan bağımsız Adana Vilayeti’nin içinde yer alan Mersin, 1888 yılında Tarsus’un da bağlı olduğu bir sancak haline gelmiştir.8

Görüldüğü gibi sadece 1516 yılından 1918 yılına kadar sadece Mersin değil, Güney ve Güneydoğu Anadolu’daki pek çok vilayet ve kazamız, geçmişte Osmanlı idaresi altında iken Halep’e bağlanmıştır.

1918 yılında Mondros Mütarekesi sonrası askerlerimiz,Halep’ten geri çekilmek zorunda kalmış ve Mondros’un ağır şartları tüm Anadolu’da hissedilmeye başlanmıştır. İstanbul‘da toplanan son Meclis-i Mebûsan tarafından 28 Ocak 1920’de Misak-ı Milli bildirisi yayınlanmış veoy birliği ile kabul edilerek 17 Şubat’ta kamuoyuna açıklanmıştır. Bildiri, I. Dünya Savaşı‘nı sona erdirecek olan barış antlaşmasında Türkiye’nin asla vazgeçmeyeceği sınırları belirlemiş, Halep Vilayeti de bu sınırlar içinde zikredilmiştir.

Misâk-ı Millî’den anlaşılacağı gibi ülkemizin en zor yıllarında dâhi 402 yıl Osmanlı idaresinde kalan ve öncesinde Türkmen aşiretlerine mesken olan Halep’ten vazgeçilmemiştir. Hakikaten Halep, aziz milletimiz için Gaziantep, Hatay veya Şanlıurfa’dan farksızdır. Halep, üzerine söylenmiş türküler, darbı meseller ve atasözleri ile, Anadolu coğrafyasının vazgeçilmezi, Halep işi takılar, el sanatları ve yemekleri ile de Anadolu kültürünün bir parçası olmuştur.

Anadolu’nun işgalinde korunması gereken vatan toprağı olarak telakki edilen Halep’e yabancı olan anlayışın, Mersin’i temsil makamında bulunması ve tarih bilgisinden yoksun olması elbette üzücüdür. Osmanlı mirası olan İşkodra, Üsküp, Saraybosna, Priştina, Prizren, Batum, Trablusgarp, Kahire, Bağdat, Şam, Kudüs ve Halep gibi pek çok şehir ortak tarih, kültür ve inancı paylaştığımız coğrafyalardır. Çanakkale şehitleri anıtlarında bugün sınırlarımız içinde olmayan bu şehirlerden kanlarını ve canlarını bu vatanın bölünmez bütünlüğü için veren şehitlerimizin isimlerini görmek mümkündür. Bu şehitlerin aziz hatıralarına saygı duymak hepimizin ama öncelikle bizi yönetmeye talip olanların görevidir.

Tekrar konumuza dönersek, Prof. Dr. Erdal Baykan’ın cümlelerinde bilimsel olarak düzeltilmesi gereken tek husus, Mersin’in Halep’e bağlandığı zaman nahiye olmadığı, idari açıdan kaza statüsünde olduğudur.

Prof. Dr. Erdal Baykan’ın sözlerini,CHP’li sayın vekilin anladığının tersinden okuyarak aynı suçlamaları kendisi için de yapmak mümkündür. Şam ve Halep’in yurdumuz olarak ifade edilmesi kimi niçin rahatsız ediyor? “Herşey aslına döner” ifadesinden, Osmanlı mirası coğrafyanın gönül coğrafyamız olduğu ve yapay sınırlarla ayrışamayacağını anlamak mümkünken neden Mersin’in Suriye’nin Halep şehrine verilmesinin kastedildiği ısrarla vurgulanmaktadır? Bu cümlelerden Mersin’in Suriye’ye verilmesi anlamını çıkarmanın imkânsızlığı bir yana, aklı başında bir insan, bu ülkede böyle bir söz söyler mi? Bırakın İslami İlimler Fakültesi’nde görev yapan bir akademisyenin bunları söylemesini, bu ülkenin meczupları bile “Mersin Suriye’ye verilsin” demezler!

Öyleyse yukarıdaki cümlelerden zorlamayla farklı anlamlar çıkarmaya çalışmak,insana kötü niyet veya bilgi eksikliği veya kötü niyetli bilgi eksikliği dışında hiçbir şey düşündürmüyor. Ayrıca yapılan paylaşımlarda Prof. Dr. Erdal Baykan’ın Ak Parti’den geçmişte aday adayı olduğunun ısrarla vurgulanması da manidardır.

İşin endişe verici bir diğer boyutu da sosyal medya üzerinden yapılan suikastları hepimizin artık olağan görmesidir. Hızla gelişen bilgi ve teknoloji, insan hayatına yeni boyutlar kazandırmaktadır. İletişim araçlarının uzak coğrafyalarda yaşayan insanlar arasında kurduğu köprülerden akan bilgi, toplumsal kurumları ve siyasal ilkeleri yeniden şekillendirmektedir.Sanayi Devrimi ile başlayan bu hızlı değişimin, günümüzde bilişim teknolojisinin yol aldığı mesafelerle insan hayatına kattığı olumlu yönlerin yanı sıra olumsuz davranış biçimlerine de neden olduğunu görmekteyiz. Artık sanal âlem,çağdaş arenalara, takipçiler ise katledilen insanları acımasız bir haz duyarak izleyen seyircilere dönüşmüştür. Bir insanın hayatı, müktesebatı ve yaptıkları, bir cümle ile yok edilebilmekte ve bir anda tüketilebilmektedir.

İsmet Özel’in; “Bize ne başkasının ölümünden demeyiz, çünkü başka insanların ölümü

en gizli mesleğidir hepimizin, başka ölümler çeker bizi” dizeleri ve

Tabutumun üstünde zar atıyorlar, cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır” ifadesi sanki olayı sadece izlemekle yetinen sessiz seyircileri tarif etmektedir.

Prof. Dr. Erdal Baykan’ın yaşadıkları, herkesin başına hiç ummadığı anda gelebilecek çeşitte bir hadisedir. Sorumluluk duygusuna sahip kişiler olarak karşımızdakinin dini, mezhebi, etnik yapısı veya ideolojik fikirleri üzerinden değil vicdanımız üzerinden hareket etmemiz gerektiğini yeniden hatırlatmak isterim. 23.02.2022

Mustafa Erim

Kent Tarihi Araştırmacısı

1 1284 (1867) yılı Halep Salnamesi, s.73.

2Prof. Dr. Remzi Kılıç, 19.yüzyılda Halep İdaresi, (remzikilic.com).

3 Şemseddin Sami, Kâmûs’l-Âlâm, C. I-VI, Mihran Matbaası, İstanbul, 1889-189.

4Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye’nin Bin Üçyüz Onüç Senesine Mahsus İstatistik-i Umumîsi, İstanbul, Âlem Matbaası, 1316/1900.

5Prof. Dr. Remzi Kılıç, 19.yüzyılda Halep İdaresi, (remzikilic.com).

6 1284 (1867) yılı Halep Salnamesi, s.73

7 Adana Vilayeti’nin oluşturulma tarihi 1869 ve H.1320 Tarihli Adana Vilayeti Salnâmesi sayfa 273’de Halep’ten ayrılma tarihi 1865 (H.1284) olarak belirtilmektedir. Adana Vilayeti’nin oluşturulmasından sonra ilk defa basılan 1870 (H. 1287) Tarihli Adana Vilayeti Salnâmesi bize Vilayet’in 1870 tarihinde kurulmuş olduğunu göstermektedir. İbrahim Bozkurt, Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Mersin Tarihi (1847-1928), Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları, Mersin, 2012, s. 33.

8 Halaçoğlu, Adana Tarihçesi, s. 12.

Mustafa Erimmustafaerimm@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
HACI GENÇ24 Şubat 2022 / 15:42Cevapla

Çok güzel bir çalışma olmuş. Görene. Köre ne.

mersin web tasarım
mersin web tasarım
İstanbul escortAtaşehir escortPendik escortKartal escortÜmraniye escortKadıköy escortAnadolu yakası escortAvrupa yakası escortMecidiyeköy escortFatih escortFındıkzade escortÇapa escortŞirinevler escortAvcılar escortBeylikdüzü escortHalkalı escortBahçeşehir escortBakırköy escortprivat modelle berlinabu dhabi escortporno izleseks hikayelerisex hikayeleriTwiter link kısaltmak