TÜRK ÇOCUKLARININ YENİ “UMAY”I ATATÜRK’TÜR « Manşet Mersin | Mersin Haber Sitesi

SON DAKİKA
Mersin Büyükşehir Belediyesi

TÜRK ÇOCUKLARININ YENİ “UMAY”I ATATÜRK’TÜR

Bu haber 23 Nisan 2020 - 13:12 'de eklendi ve 219 kez görüntülendi.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın içerisinde iki önemli başlık gizli. Birincisi “ulusal egemenlik” diğeri ise “çocuk”. İlki, millet iradesini; ikincisi bu iradenin devamını sağlayacak olan çocuklara sunulan bir armağanı hatırlatıyor. 23 Nisan yalnızca ulusal egemenliğimizin kutlanıldığı bir gün olmadığı gibi yalnızca bir çocuk bayramından ibaret de değildir. Her iki kavramın tek bir bayramda anılıyor olmasının nedeni Atatürk’ün öngörüsünde gizlidir.

Ne şanslı bir milletiz ki; Atatürk’ün “şahsı” milletine efendi olmak üzerine gelişmemiştir. Trablusgarp, Çanakkale, Kafkas Cephesi, Suriye-Filistin Cephesi, Kurtuluş Savaşı derken bütün ömrü cephelerde geçmiş ve ardından Osmanlı’nın külleri üzerinden yeni bir cumhuriyet kurmuş olan Atatürk; hem konuşmalarında hem icraatlarında “şahsı”nı millet iradesinin üzerinde görmemiştir.

Kendisine bu yönde gelen tekliflere de, tüm imkan ve olasılıklara rağmen şiddetle karşı çıkmıştır. Kurduğu müfrezeyle Kilikya Savunmasına katılan Kuvayi Milliyeci Damar Arıkoğlu, “Hatıralarım” adlı eserinde Atatür’ün kendisine padişahlık ve halifelik teklif edilmesi üzerine şu cevabı verdiğini yazar: “Bu hocalar başımda yeşil bir sarık, yüzümde uzun bir sakal, geniş bir cübbe içinde, elimde bir tespih beni öbür dünya ile ilgili bir adam yapmak istediler. Şaşılacak bir şey varsa; bunların kalın kafaları beni hala anlamamıştır.

”23 Nisan 1920’de tüm zorluklara rağmen kurulan ve milletin iradesini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin iradesinin tecellisidir ve öyle de kalacaktır. Bu kararlılık, yalnızca düşman ordularıyla değil; sarayın ve padişahın “şahsının” tehditleriyle de mücadele etmek zorunda kalmıştır. Neyse ki o günler geride kaldı ve bir daha sarayın ve padişahın şahsının egemen olduğu bir devlet olmayacağız.

23 Nisan 1920, sarayın saltanatının bitiş fermanıdır. Millet iradesinin, tarihimizde ilk defa var oluşudur. Bu tarihten önce kurulan hiçbir meclis “milletin meclisi” değildi. Kayıtlı ve şartlı olmak üzere Padişahın “şahsının” kontrolündeki mebuslardan oluşan bir topluluktan ibarettiler. İstanbul, yani saray; milli mücadeleye katılanlar hakkında idam fermanları, hapis cezaları verirken meclis milletin kurtuluşunun derdindeydi.

Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yaptığı konuşmada, Ankara Milletvekili olarak, sivil kıyafetiyle 4 saat süren bir konuşma yapar ve oy birliğiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına seçilir. Açılan sadece bir meclis değildir, yeni bir devletin tüm dünyaya ilan edilişidir. 1400 yıl aradan sonra ilk defa resmi devlet ismi olarak “Türk” adının kullanılması bu tarihte olur.

Gelelim ikinci kısıma, Atatürk’ü anlatanların anılarında bir hitap şekli olarak kendisini “çocuk” kelimesini kullandığını çokça görürüz. Belli ki Atatürk, sevdiği, değer verdiği insanlara, yaşına ve konumuna bakmaksızın “çocuk” diyerek hitap ediyor.

1921 yılında Ankara’da Atatürk’ün çabalarıyla Çocuk Esirgeme Kurumu (eski adıyla Himaye-i Etfal) tekrar kurulur. Kuruluşunda ve kurumun gelişmesinde büyük çaba sarf eden Doktor Mehmet Fuat’a “Umay” soy ismi Atatürk tarafından verilmiştir. “Umay”, Türk Mitolojisinde çocukların koruyucu ruhu anlamına gelmektedir. Türk çocuklarının yeni “Umay”ı Atatürk’tür.

Çocukluğumda sanki harikalar diyarındaymışım gibi yaşardım 23 Nisan’ı. Son yıllarda yıpratılan her ulusal değerimiz gibi 23 Nisan’da eski günlerdeki coşkusuyla kutlanılmıyordu. Bir zamanlar her ilin stadyumlarında binlerce kişiyle birlikte kutlanırdı 23 Nisan’lar. Devlet büyükleri Ankara’daki kutlamalara mutlaka katılır, TRT saatler süren canlı yayınlar yapardı. Nedendir bilinmez önce stadyumlarda kutlanılması yasaklandı. Devlet büyükleri kutlamalara gelmez oldu. “Şahıs”lar ya hasta oluyordu ya da yoğun iş temposundan vakit bulup da katılamıyorlardı kutlamalara. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 100. Senesinde umuyorum ki nihayet hepsi iyileşmiş ve bu önemli günün önemini idrak edebilmişlerdir.

Salgın nedeniyle evlerimizde olmamıza rağmen, her zamankinden daha coşkulu bir 23 Nisan kutlaması yaşayacağımızı düşünüyorum. Bayraklarımızla saat 21:00 de pencerelerde, balkonlarda olacağız.

“Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz.” Mustafa Kemal Atatürk.

Av. Alper Şahinoğlu
Alper Şahinoğlualpersahinoglu@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
mersin web tasarım
https://www.mansetmersin.com/wp-content/uploads/2021/04/250x300-scaled.jpg